Pergamon’da 1400 Yıllık Bronz Kazan Gün Yüzüne Çıkarıldı

İzmir’in Bergama ilçesindeki Pergamon Antik Kenti’nde süren arkeolojik kazılar sırasında, 1400 yıl öncesine tarihlenen bronz bir kazan ortaya çıkarıldı. “Mozaikli Ev” olarak bilinen yapı kompleksinin taş avlusunda yer alan bir havuzun içinde bulunan kazan, dikkat çekici bir şekilde orijinal yerinde ve zarar görmemiş halde bulundu. Temizlik ve restorasyon işlemleri tamamlanan eser, önümüzdeki günlerde Bergama Müzesi’nde ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.

Kazı çalışmalarını yürüten Bergama Koordinatör Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Sezgin, bronz işçiliğinin Anadolu’da köklü bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çekerek, bulunan kazanı bu geleneğin 7. yüzyıla ait özgün bir örneği olarak tanımladı. Sezgin, kazanın üretim tekniğinin, günümüzde Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi kentlerde hâlâ sürdürülen geleneksel yöntemlerle neredeyse birebir örtüştüğünü belirtti.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’nda, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras” projesi kapsamında sürdürülen kazılarda, her dönemden izler taşıyan zengin tarih günbegün ortaya çıkarılıyor. Geçtiğimiz yıl eylül ayında başlatılan çalışmalar, Antik Kent’in Kızıl Avlu yakınlarında bulunan Mozaikli Ev adlı alanda yoğunlaşmış durumda.

Kazanın bulunduğu alanın geçmişte yağmur ya da kaynak sularını toplamak amacıyla kullanılan bir havuz olduğu düşünülüyor. Bu havuzun hemen arkasında yer alan mutfak yapısı, kazanın su taşıma işleviyle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Antik çağda bronzun pahalı ve özel amaçlarla kullanılan bir materyal olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Sezgin, kazanın bu nedenle özellikle önemli alanlarda kullanıldığını ifade etti.

Yapının muhtemelen MS 7. yüzyılda, büyük olasılıkla Arap akınları döneminde terk edildiği, daha sonra da yıkıma uğrayarak kullanılmadığı belirtiliyor. Bu durum, kazan gibi objelerin bozulmadan günümüze ulaşmasını mümkün kılmış. Sezgin, “Kazan, yalnızca bir eşya değil; antik dönemin günlük yaşamına, teknolojisine ve kullanım biçimlerine ışık tutan bir kaynak” diyerek buluntunun bilimsel değerine dikkat çekti.

Mozaikli zeminleri, çok sayıda odası ve merkezi taş avlusuyla dikkat çeken yapı kompleksinin, dönemin seçkin bir yöneticisine ya da Hristiyanlık döneminde önemli bir din adamına ait olabileceği düşünülüyor.

Scroll to Top