Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu, 24 Mayıs’ta sanatseverlerle farklı estetik anlayışların buluştuğu özel bir geceyle perde açıyor. “Ambivalans” başlığıyla sunulacak prömiyerde, iki ayrı koreografinin ortak diliyle izleyiciler duygu ve hareketin sınırlarında bir yolculuğa çıkacak.
Gecede sahnelenecek eserlerden biri Türk koreograf Deniz Alp’e, diğeri ise Alman sanatçı Guido Markowitz’e ait. Alp’in “Çatı” adlı çalışması, soyut bir fikrin maddesel bir yapıya dönüşümünü ele alırken; Markowitz’in “Kuğu”sunda ise klasik balenin tanıdık ezgileri, çağdaş dokunuşlarla yeniden hayat buluyor.
Mekân ve Hareketin Uyumu; “Çatı”
“Ambivalans” gecesine dair duygularını paylaşan Deniz Alp, kendi eseri “Çatı”yı bir düşüncenin form kazanma süreci olarak tanımlıyor. Eserde farklı boyut ve biçimlerde yapılar kullanıldığını belirten Alp, koreografiyi bu yapılarla dansçılar arasında kurduğu diyalog üzerine inşa ettiğini söylüyor.
“Bu süreçte dansçılarla birlikte materyallerle çalışmak, koreografinin temelini oluşturdu. Zorlu ama oldukça üretken bir deneyimdi,” diyen Alp, aynı dansçıların her iki eserde de yer almasının, onların duygusal ve fiziksel sınırlarını keşfetmeleri açısından değerli bir deneyim sunduğunu vurguluyor.
“Modern dans artık sınır tanımıyor”
Pandemi sonrası modern dansa olan ilginin arttığına dikkat çeken Alp, bu dönemin dansı yalnızca bir sanat formu olmaktan çıkarıp, bir kaçış noktası ve ifade alanına dönüştürdüğünü söylüyor. Modern dansın artık sadece belirli bir stile bağlı kalmadığını, farklı stilleri bünyesinde barındırarak sürekli evrilen bir forma dönüştüğünü de sözlerine ekliyor.
Almanya’dan Ankara’ya; “Kuğu” ile Gelen Yenilik
Gecenin ikinci yarısında sahne alacak “Kuğu”nun arkasındaki isim, ilk kez Türkiye’ye gelen Guido Markowitz. Ankara’daki çalışmaları sırasında Modern Dans Topluluğu’nun enerjisi ve açıklığı karşısında hayran kaldığını belirten Markowitz, klasik “Kuğu Gölü” müziklerini çağdaş besteci Fabian’ın eserleriyle harmanladığını anlatıyor.
“Fabian geleneksel ile moderni öyle güzel bir şekilde birleştirdi ki, ben de bu müzikal zemin üzerine koreografiyi kuğular etrafında kurdum,” diyen sanatçı, dansçıların klasik bale altyapısıyla modern anlatıya katkı sunma becerisinden çok etkilendiğini ifade ediyor.
Türkiye’deki sanatsever ilgisinin yoğunluğunu şaşkınlıkla izleyen Markowitz, “Salonlar dolu, seyirciler coşkulu. Bu enerjiyle sahneye çıkmak bir ayrıcalık,” sözleriyle Türkiye’deki izleyiciyle kurduğu bağı dile getiriyor.
Ambivalans Gecesinde İki Farklı Dünya Aynı Sahnede Buluşacak
Modern dansın iki farklı anlatımıyla şekillenen “Ambivalans” gecesi, hem koreograflar hem de dansçılar için sanatsal sınırların yeniden çizildiği bir alan yaratıyor. 24 Mayıs Cumartesi akşamı saat 20.00’de Ankara Devlet Opera ve Balesi sahnesinde yapılacak prömiyer, sanatseverlere duygunun ve bedenin ahengini izleme fırsatı sunacak.

